• Online Yardım
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • 0(216) 643 00 06
  • EN YAKIN ECZANE
Sadece Eczanelerde

Kolajen Nedir, Kolajenin faydaları nelerdir?

Kolajen, bağ dokusunun bir parçası olarak tüm vücutta en fazla bulunan bulunan proteindir. En başta deri olmak üzere dokularımızın dayanıklı, canlı ve esnek olmasını sağlar. Bağ ve bağ dokularını oluşturan kolajen, birleştirici bir tutkal görevi üstlenerek cildimize yaşlanma karşıtı bir destek oluşturur. Kolajen vücutta fibroblast olarak isimlendirilen hücreler tarafından üretilir.

Yorgunluğu Giderecek Besinler

Kendinizi sürekli olarak yorgun mu hissediyorsunuz? Mevsim değişiklikleri sizi olumsuz yönde mi etkiliyor? Bu durum, yetersiz dinlenmekten kaynaklanabileceği gibi, beslenmenizdeki düzensizliklerden de ileri gelebilir. Niasin, B1, B2, B6, B12, folik asit ve C vitamini ile demir, potasyum, krom, selenyum ve iyot minerallerinin yetersizliği durumunda yorgunluk kendini gösterir. Peki bazı besinlerin yorgunluğu önlediğini biliyor musunuz? İşte size yorgunluğu giderecek yiyecekler:

Ofis Çalışanları İçin Öneriler

Günümüzde pek çok kişi zamanının büyük bir bölümünü çalışarak geçirmektedir.  Yoğun iş temposu nedeniyle evde sağlıklı beslenmenin yerini dışarıda beslenme almıştır. Doğru beslenmeye vakit ayıramamak ve masa başında hareketsiz bir şekilde uzun saatler geçirmek, birçok kişide fazla kilo ve yağ birikimine neden olmaktadır. Oysa çalışırken de doğru beslenmek ve kilo almak yerine fazla kilolardan kurtulmak mümkündür.

Sağlıklı bir birey olabilmek için sağlıklı beslenmek çok önemlidir. Yeterli ve dengeli beslenmenin sağlığa etkisinin yanı sıra, iş gücü performansının artması ve başarı için önemli katkısı bulunmaktadır. Masa başında çalışan kişilerin sağlıklı ve formda kalmaları için işte size bazı öneriler:

* Güne mutlaka dengeli bir kahvaltı ile başlamaya özen gösteriniz. Açma, börek, poğaça gibi kolayca ulaşılabilir besinler yerine daha sağlıklı besinler tercih edilmelidir. Beyaz peynirle ve tam tahıllı ekmekle hazırlanmış bir tost veya sütlü kornfleks tercih edilebilir.

* Gün içinde içtiğiniz kahve, çay sayısını azaltmaya ve gazlı içeceklerden uzak durmaya çalışınız. Çay, kahve ve gazlı içecekler su içme isteğini azaltıyor. Diüretik etki göstererek vücudun su dengesini bozuyor. Su seviyesinin azalması ile yorgunluk, baş ağrısı ve dikkat problemi yaşanıyor. Kahveyi krema yerine sütle içmeye, çayı da açık ve limonlu içmeye özen gösterin. Su, taze sıkılmış meyve suyu, bitki çayları, ayran gibi içecekler daha sık tüketilmelidir.

* Günde ortalama 2-2,5 lt su tüketmemiz bağırsak hareketleri ve kilo kontrolünde önemlidir. Çalışma masanızda gözünüzün önünde temiz, cam bir şişe bulundurunuz. Böylelikle iş yoğunluğunuz içerisinde su içmeyi unutmazsınız.

* Öğle yemeğinizi telefonla sipariş vermek yerine, dışarı çıkıp yemeye özen gösterin. Hem daha sağlıklı besinler temin edebilir hem de fiziksel aktivitenizi arttırmış olursunuz. Ortam değişikliği psikolojinize de iyi gelecek ve daha motive olmuş olarak kaldığınız yerden işinize devam edebilirsiniz.

* Öğle yemeğinizi dışarıda yemeniz mümkün değilse, telefonla vereceğiniz siparişte yüksek yağ ve kalori içeren pizza, hamburger gibi yiyecekler yerine kepekli sandviç, ton balıklı veya tavuklu salata, kepekli tost ve yanına ayran gibi menüler tercih edebilirsiniz.

* Kan şekerinin düşmesini engellemek için 2,5-3 saat arayla bir şeyler yiyiniz. Kan şekeri düşüp, açlık başladığında beyinsel fonksiyonlarda da azalma görülüyor. Konsantrasyon bozuluyor ve zihinsel beceriler yavaşlıyor. Ara öğünler için meyve, kepekli bisküvi, küçük kepekli bir sandviç veya tost, çekmecinizde her zaman bulundurmanız gereken kuru meyveler, kontrollü miktarda fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, meyveli veya probiyotik yoğurtlar, süt ve ayran tercih edilebilir. 

* Posalı (lifli) besinler tüketmeye özen gösteriniz. Posa tokluk süresini artırırken, sürekli oturulduğunuz için gelişebilecek olan kabızlık problemini de en aza indirmeye yardımcı olmaktadır. Posasız beslenme hem vücut hem de kan yağlarının artmasına yol açmaktadır. Gün içinde tüketilen sebze–meyve miktarını artırmaya, haftada 2-3 kere baklagil yemeye, beyaz ekmek yerine esmer ekmek, pirinç yerine bulgur tüketmeye özen göstererek, alınan posalı besin miktarının çoğaltılması gerekmektedir. 

* Ofisteki doğum günü partileri, konukların getirdiği tatlı, yaş pasta gibi şekerli boş enerji kaynakları, günlük alınan kalori miktarını artırıp vücutta yağ birikimine neden olmaktadır. Tatlı olarak meyve tatlısı veya sütlü tatlılar ara öğün olarak haftada bir defa tüketilebilir. 

* Gün içerisinde asansör yerine merdiven kullanınız. Böylelikte metabolizmanız hızlanacaktır.

* 2 saatten fazla masanızda hareketsiz oturmayınız. Çalışırken bir şeye ihtiyacınız olduğunda masadan kalkıp kendiniz alınız. Ofis içinde iletişimizi telefonla sağlamak yerine masadan sürekli kalkarak halletmeye özen gösteriniz. Bu küçük hareketler gün içinde harcadığınız enerji miktarını arttıracaktır.

* 15 dakikada bir omuz, kol ve bacaklarınızı oturduğunuz yerde hareket ettiriniz. Masa başında yapılabilecek egzersizleri öğrenip gün içinde birkaç kez uygulamaya çalışınız.

* İşe gidip gelirken özel aracınız yerine servis veya toplu taşıma araçlarını tercih ediniz. İşyerinizden 2-3 durak önce inip-binerek günlük fiziksel aktivitenizi arttırabilirsiniz.


 Ofis Çalışanları İçin Örnek Menü

 

Sabah        :       1 Kepekli tost +  Bitki çayı veya

                          4-6 Kaşık kornfleks + 1 bardak süt

Ara            :        3 adet kuru kayısı veya 1 kuru incir + 2 Ceviz

Öğle          :        100 gr et/tavuk/balık

                          4-5 kaşık zeytinyağlı sebze yemeği

                          Mevsim salatası

                          1-2 ince dilim tam tahıllı ekmek

Ara            :        Meyve

Ara            :        1 Kepekli tost veya

                          1 probiyotik yoğurt veya

                          1 bardak süt veya

                          Kepekli grisini / bisküvi

Akşam      :        Etli sebze yemeği

                          6 kaşık kurubaklagil veya 3 kaşık bulgur pilavı

                          Ayran veya Cacık

                          1-2 İnce dilim tam tahıllı ekmek      

Ara            :        Meyve

 

Dyt. Gülhan KOCA

Surp Agop Ermeni Hastanesi - TAKSİM
 

 

D vitamini Eksikliğini Önlemek İçin Neler Yapılmalı ?

D vitamini vücudumuzda bulunan 7-dehidrokolesterol olarak bulunan ve UVB ışınlarıyla aktifleştirilen, dışarıdan hayvansal kaynaklı kolekalsiferol bitkisel kaynaklı ergokalsiferol 'ün vücutta metabolize edilmesi sonucu hormon görevi gören bir vitamindir.

Sporun Eklem Sağlığı ve Eklem Ağrıları Üzerindeki Olumlu Etkileri

Hareketlerimizi sağlayan kas-iskelet sisteminin hareket merkezi eklemlerdir. Üç yüzün üzerinde eklemimiz bulunmaktadır. Şekilleri farklıdır. Yapı itibariyle, eklem zarı olan ve olmayanlar olarak iki gruba ayırılır.

Balık Yağları ve Sağlık

Acaba kalp hastalığı dünyada en az nerede diye bakılınca, geleneksel yaşam tarzlarını günümüze dek sürdüren eskimoların bu konuda çok şanslı olduğu görülmüştü. Bunun nedeni de bol miktarda balık yemelerine bağlanıyordu. Son yıllarda yapılan birçok araştırma, deniz ürünlerinin olumlu etkilerini gösterdikçe bu sebep-sonuç ilişkisinin doğruluğu pekişti. Bundan 50 yıl öce, Hollandalı bilim adamları 850 evli kadınla görüşüp eşlerinin ne kadar balık yediğini kaydettiler.

Enerjinizi Besinlerle Yükseltme Önerileri

Besinler, vücudumuzun en doğru şekilde çalışabilmesi ve günlük stresle, yorgunlukla baş etmek için gereklidir. Bu nedenle gün boyu enerjimizi koruyabilmek için besin seçimimiz oldukça önemlidir. Örneğin, enerjik olmak için şekerli besinleri aşırı tüketmek aslında tam tersi etki yaratarak, gün içinde inişli-çıkışlı enerji dalgalanmalarına sebep olurken kompleks karbonhidratların tüketimi ise pozitif etki gösterir. Modern yaşamın zorlukları, iş ve aile hayatındaki sorumluluklar çoğu zaman daha az uykuya, daha fazla strese ve daha az zamana sebep oluyor. Ancak size beslenme uzmanınız olarak tavsiyem; ne kadar yoğun olursanız olun, sağlıklı beslenme konusunda kolaya kaçmayın.

Obezite ve Aşırı Kilonun Eklem Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Obezite, Fransızcadan türemiş bir kelimedir. Çok ya da aşırı şişmanlık olarak ifade edilir. Sağlığı bozacak ölçüde yağ dokularında anormal (hiperplazik) ve aşırı miktarda (hipertrofik) yağ birikmesidir. Vücutta yağ oranı, vücut ağırlığının erkeklerde % 15-18 ve kadınlarda % 20-25 artmasıyla oluşur. 

Obezite önlenebilir bir hastalıktır. Anne-babadan biri obez ise çocukta risk % 80 oranındadır. Sağlıksız beslenme-inaktif yaşam ilişkisi vardır. Batıda “Beslenme ile İlişkili Hastalıklar” içinde en sık gözlenenidir. Güçlü bir genetik yatkınlık söz konusudur.

Obezite, bulaşıcı olarak belirtilmektedir. Eğer,

omega-3-nedir-cesitleri-nelerdir

Omega 3 Nedir, Çeşitleri ve Faydaları Nelerdir?

Omega 3 yağ asitleri, insan vücudunda önemli rol oynayan çoklu doymamış yağ asidi türüdür. Bu yağ asitleri metabolizma için gerekli olduğu halde vücutta sentezlenemezler ve gıdalarla alınmaları gerekir. Omega-3 ailesine ait pek çok yağ asidi vardır. Omega 3, kalp krizi riskini en aza indirebilir, kemikleri ve eklemleri güçlendirebilir, kan şekerini düzenleyebilir, alzheimer, bunama gibi gibi tehlikeli hastalıklara yakalanma ihtimalini zayıflatabilir, kalp damar sağlığının korunmasında etkin rol oynayabilir.

omega-3-eksikligi-bulgulari

Omega 3 Eksikliği Bulguları Nelerdir?

Omega 3 yağları insan vücudu tarafından üretilemediği için gıda takviyesi olarak alınması gereken bir yağ türüdür. Bu yağ asitleri esansiyel yağ asitleri sınıfında olup metabolizma için gerekli olduğu halde vücutta sentezlenemezler ve gıdalarla alınmaları gerekir. Vücudumuzda yeterli oranda omega 3 bulunmadığı durumlarda dikkat çekici bazı negatif bulgular gözlenebilir.


Omega 3 Yağ Asitlerinin Kardiyovasküler Etkileri

Diyetle omega 3 yağ asitlerinin alınmasının kalbi korumada etkili olduğu, günde 0.5-2.0 g omega yağ asidi alınmasının kardiyovasküler hastalık (KVH) ölümlerini azalttığı daha yüksek dozun ek yarar sağlamadığı ileri sürülüyor. Omega 3 endeksi, eritrosit yağ asitlerinin EPA/DHA oranı olarak ifade edilir. Epidemiyolojik verilere göre, ani kardiyak ölümler, omega 3 endeksi %4’den az olanlarda, indeksi %7-8 olanlardan 10 kat daha yüksektir. Bu endeksin, EPA ve DHA tedavisinin izlenmesinde kullanılması önerilmektedir. Ancak metil–civa içeren balık kaynaklı omega 3 asitlerinin kardiyovasküler hastalıklar için bir risk faktörü olduğu bildirilmektedir.